(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Yalçın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının uyarılmasına hatalı ürün çıkarması sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece işçiden çalışma süresi boyunca hatasız çalışmasının beklenemeyeceği, yapılan her hatanın da fesih hakkı vermeyeceği, tanık anlatımlarına göre davaya konu dava konusu işyerine %3,5 hata payının fesihten daha hafif disiplin cezalarına konu olduğu, nitekim daha önce davacının 40 adet işte yaptığı hata sebebiyle uyarılmasına karşın feshe sebep gösterilen olayda hata sayısının 20 olduğu, 2004 yılından beri çalışan ve daha önce hataları tespit edilmeyen davacının son partide kaç adet iş çıkarması gerektiğinin belli olmaması sebebiyle hatalı çıkan 20 adet işin tolerans sınırının üzerinde olup olmadığının belirlenemediği, buna göre feshin geçerli nedene dayanmadığı, sendikanın Temmuz 2011 tarihinden itibaren işyerinde sendikal örgütlenme çalışmalarına başladığı, 35 üye kaydı yapıldığı, bunlardan 27'sinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği, işveren yetkilisince sendika üyesi olmaları halinde iş sözleşmelerinin feshedileceği baskısında bulunulduğu, iş müfettişlerince yapılan tespitlere göre de sendika üyesi işçilerin değişik gerekçelerle bölümlerinin değiştirildiği ve feshe zorlandıklarının tespit edildiği, böylece davalı işverence yapılan feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve özellikle davalı tanığının beyanına göre davaya konu işyerinde %5'e kadar olan hata paylarının daha hafif tedbirlerle tolere edildiği, 2004 yılından itibaren Eylül 2009 tarihine kadar herhangi bir hatası tespit edilmeyen davacının son davranışının fesih için geçerli neden ağırlığında bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetli olup, davalının bu yöne dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere feshin sendikal nedene dayandığı yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı halde iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiği gerekçesiyle işe başlatmama tazminatının bir yıllık ücret tutarı olarak belirlenmiş olması hatalı olmuştur. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının 5 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 Sayılı İş Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen sebeplerle:
1- Mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 310,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak oyçokluğuyla, 17.06.2013 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. İşverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda işverenin haklı ve geçerli fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. 30 günlük ücreti tutarında bir zarar yoksa iş sözleşmesinin feshi haklı neden olarak kabul edilmemelidir. Ancak otuz günlük ücretten az zarar sebebiyle işyerinde olumsuzluklar meydana gelmiş ve iş ilişkisinin sürdürülmesi işveren açısından önemli ölçüde beklenemez bir hal almış ise feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir.
Dosya içeriğine göre, işveren Huğa Boss San. ve Tic. Ltd. Şti.'de cep takma otomatı operasyonunda çalışan davacının davaya konu olan 20 adet cep biyeleme operasyonunda olması gereken mesafelerinde hata oluştuğu, 13.9.2011 tarihinde 40 adet işin cep biyelerinin köşelerinde patlağa neden olarak, tamir edilememeleri sebebiyle 40 adet işin drop olmasına sebebiyet verdiği, uyarıldığı, alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Firmanın kalite standartları arasında yer alan cep flote takma sonucunda ölçü toleransı %0'dır. Davacı 2004 yılından beri aynı firmada çalışmakta, gerekli eğitimleri almış, usta işçi konumunda, operasyonuyla ilgili gerekli tecrübe ve bilgi birikimine sahiptir. Sözleşmesinde de %0 hatayı kabul etmiştir. Davalı ise marka ürün satmaktadır. O nedenle, hatalı üretimler sebebiyle davalıdan iş ilişkisinin yürütülmesi beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır. Öte yandan, davacının iş akdi feshedildikten sonra sendikaya başvurup üye olduğu, tanık anlatımlarına göre herhangi bir sendikal faaliyete katılmadığı, sendika üyelerinin üyeliklerinin gizli tutulduğu, kimin üye olup olmadığını bilmediklerini bildirmeleri karşısında fesihle sendikal faaliyet arasında illiyet bağı bulunmadığı, feshin sendikal nedene dayandığının somut olarak ispatlanmadığı, o nedenle, mahkemece verilen kabul kararının bozulması gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy