(4857 S. K. m. 18) (6100 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının diğer personel tartıştığı, hakaret boyutuna varan sözler söylediği, şirket demirbaşlarına yumruk attığı, vardiya müdürünün koluna vurduğu ve bu sebeplerle iş sözleşmesinin feshinin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının eylemlerinin ispatlanamadığı ve feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dosya içeriğinden, davalı işyerinde 26.12.2006 tarihinden beri motorlu servis elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, diğer bir işçiye sataştığı, darp etmeye çalıştığı, vardiya müdürüne de bağırarak üzerine yürüdüğü gerekçesiyle haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacıya sataşan kişinin diğer işçi olduğu, davalı tarafından tutulan tutanakların hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı ve davacı eylemlerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31/1. maddesinde ifadesini bulduğu üzere hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği, davalı vekili tarafından sunulan ve feshe dayanak yapılan tutanaklardaki imzacılar tanık olarak çağrılarak usulüne uygun şekilde dinlenilmeli, tutanaklar kendilerine gösterilerek doğrulatılmalı ve olay aydınlatılmalıdır. Mahkemece tutanak imzacıları dinlenilmeksizin. eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2013 tarihinde oyçokluğu ile, karar verildi.
KARŞI OY
İşveren fesih gerekçesiyle bağlıdır. Davacıya davalı işverenin gönderdiği 24.5.2012 tarihli fesih beyanında davacının C. A.'a restorant içinde sözlü olarak sataşarak tartıştığı, üzerine yürüyerek darp etmeye çalıştığı iddia edilmiştir. Tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde olayın farklı geliştiği görülmektedir. Olayı tam olarak baştan itibaren gören kişiler M. K. ve R. D'dir. İki ifadeden de C.'ın davacıya sıra sebebiyle çıkıştığı ve kendisine özürlü diye hakaret ettiği, bu söz üzerine davacıyla aralarında tartışma çıktığı, sataşan kişinin C. olduğu anlaşılmaktadır. Fesih gerekçesi olan iddialar bu ifadelerle çelişmektedir. Ancak C.'nın değil davacının iş akdi feshedilmiştir. Davalı işveren eşit işlem borcuna aykırı davranmıştır. O sebeple mahkeme kararının onanması gerekir görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy