MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde endeks okuma görevlisi olarak çalıştığını, sözleşmesinin haksız olarak 17/07/2013 tarihinde feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Yargıtay 7. (Kapatılan) Hukuk Dairesince yapılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti alacaklarının kabulüne hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, kanuni süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, Mahkemece verilen ilk hüküm Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince 07.11.2016 tarih 2016/22363 esas ve 2016/18463 karar sayılı ilam ile diğer bozma nedenlerinin yanısıra "Somut olayda davacının 21/10/2013 tarihinde iş bu davayı açtığı, davalıya ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalışırken, alt işverenin davalı işyerinde ihale süresinin sona ermesi nedeniyle 15/07/2013 tarihinde işten ayrılış bildirgesinin verildiği bildirgede çıkış sebebinin “18-işin sona ermesi” olarak bildirildiği, davacının yeni ihaleyi alan Serdar Yıldız isimli işverende 17/07/2013 tarihinden itibaren çalışmasına devam ettiği görülmektedir. Davacının dava tarihi itibariyle davalı asıl işverenin işyerinde çalışmaya devam ettiği, taraflar arasında iş sözleşmesinin feshedilmesine dair iradelerin birleşmediği, iki ihale arası çok kısa süreli çalışma aralarının Yargıtayca iş sözleşmesinin feshine gerekçe olamayacağının kabul edildiği, alt işverenler arasında işyeri devrini tümden zedeleyecek derecede uzun bir aranın bulunmadığı" belirtilerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Bozma ilamında açıkça kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının reddi gerektiği belirtilmiş olup, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy