(4721 S. K. m. 2)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini, beyan ederek davalıdan, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce 2015/2677 esas sayılı dosya ile yapılan inceleme sonrası dosyada mevcut olan ve mahkemece itibar edilmeyen 31.12.2009 tarihli ibraname ile ilgili davacıya ibranameye karşı diyecekleri ve bu belgedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorularak varsa imza itirazı incelendikten sonra sonucuna göre bu döneme ilişkin dava konusu alacaklarla ilgili yeniden karar verilmesi gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Temyiz:
Kararı davalılardan ... Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerli olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece ibranameye ilişkin olarak imzanın davacıya ait olduğunu ancak davacının çalışma süresince hak kazandığı tüm ücretlerinin davalı işverence banka aracılığıyla ödenmiş olmasına rağmen davacının yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ibraname ile elden ödenmesinin 4721 sayılı TMK 2 gereğince de hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu ibranamenin matbu olarak hazırlandığını davacı işçiye önceden imzalatıldığını ve iş akdinin sona erdiği tarihte boş bırakılan bölümlerin doldurulduğunu bu kanaatle de ibranamenin geçerli olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Bozma kararı doğrultusunda davacı; 31/12/2009 tarihli ibranameye ilişkin olarak iş bu ibranamedeki imzanın kendisine ait olduğu ancak baskı ve gizlilik içerisinde iradesinin aldatılarak başka bir resmi evrak imzalatma aldatması ile imzalatıldığını ifade etmiştir. Yine davalı şirket ile aralarında evrakta sahteciliğe ilişkin olarak ayrı bir dava olduğunu ve davalı şirket yöneticisinin ceza aldığına ilişkin gerekçeli karar sunulmuş ise de bu evrakın uyuşmazlık oluşturan dava konusu olan ibraname olmadığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut olan 31.12.2009 tarihli ibraname içeriğinde, 3.002,45 TL yıllık izin ücreti, 1.089,74 TL ihbar tazminatı, 7.623,55 TL kıdem tazminatının kendisine ödendiği belirtilmiştir. İbraname ile davacıya bir kısım ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacı tarafça, imzalanmış olup söz konusu bu belgeye karşı irade fesadına yönelik herhangi bir ispat ortaya konmamıştır. Söz konusu belge içeriğine değer verilerek, ibranamede davacı tarafa ödendiği belirtilen miktarların hesaplanan miktarlardan mahsup edilerek karar verilmesi gerekirken ibranamenin geçersiz kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/02/2018 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)