MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 1996-2012 tarihleri arasında davalı nezdinde sürekli ve kesintisiz olarak aşçıbaşı olarak çalışırken iş akdinin tek taraflı olarak hukuka aykırı bir şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının, idarenin işçisi olmadığını, hasmın yanlış yöneltildiğini, yapılan ihbarın şirkete yapılması gerektiğini, alacaklarının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Akdin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı 01.02.1996-29.11.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmıştır. Mahkemece, davacının 01.02.1996-23.05.2003 arası çalışmalarına ilişkin yıllık izin süresinin 1475 sayılı Kanun'un 49. maddesine göre ilk beş yıl için 12 gün, sonrası için 18 gün üzerinden hesaplanması gerekirken belirtilen dönem için 18 gün üzerinden yapılan hatalı hesaplama uyarınca karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca her ne kadar mahkemece davacının 41 gün izin kullandığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, işyerinde 13 yılı aşkın hizmet süresince çalışan davacının yanlızca kırkbir gün yıllık izin kullanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece davanın aydınlatılması ödevi çerçevesinde davacı asilden, kullanıldığı kabul edilen 41 gün dışında hiç yıllık izin kullanmış olup olmadığı, kullandı ise hangi tarihlerde izin kullandığı sorularak netleştirilmeli, sonucuna göre yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmalıdır. Belirtilen hususlar yerine getirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile verilmiş olan karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy