MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken istifa ettiğini, davalı kooperatife 19.750.00 TL. aidat ödemesi yapmış olmasına rağmen kooperatifçe kendisine 17.600.00 TL. geri ödeme yapıldığını, ödenmeyen 2.150.00 TL.nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı yanca haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın 30.05.2008 vade tarihli 2.150.00 TL bedelli bononun davacı tarafından ödenip ödenmediği konusunda toplandığı, anılan bononun davalı kooperatifin elinde olduğu, kooperatif kayıtlarında senedin ödenmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafından da senedin ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, senet ödenmiş dahi olsa bilirkişi raporuna göre davacının davalı kooperatiften alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 30.05.2003 vade tarihli 2.150.000 TL bedelli senedin davacı tarafından ödenip ödenmediği konusunda toplanmaktadır. Mahkemece, uyuşmazlık konusu senedin davalı elinde olmasının bedelinin davacı tarafından ödenmediğine yönelik davalı lehine karine oluşturduğu benimsenmiş ise de bu karinenin senet sureti üzerinde görünen “30.06.2003'te ödendi”, “yanlışlıkla iptal edildi” ibareleri karşısında ortadan kalkıp kalkmadığı üzerinde durulmamıştır. Bu ibareler nedeniyle senedin ödenmediğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğunun kabulü ile; davacı tarafından verilen 30.06.2003 vade tarihli aynı meblağlı bononun getirtilip incelenmesi, davacının rapora itirazlarını da gözeten denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınması, 30.06.2003 tarihinde davacı tarafından 30.05.2003 vade tarihli bononun ödenip ödenmediğinin, ödeme yapılmış ise ödemenin 30.06.2003 vade tarihli bono ile ilgili olup olmadığının belirlenmesi, yanıt dilekçesinde “her türlü yasal delil” ibaresiyle yemin deliline de dayanıldığı gözetilerek gerektiğinde yemin teklif etme hakkının davalıya hatırlatılması ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan davalı yanıt dilekçesinde, genel giderler düşülmeden davacıya ödeme yapıldığını, genel gider payına ilişkin dava hakkını saklı tuttuklarını belirtmiş olup, takas ve mahsup savunmasında bulunmamıştır. Mahkemece, davacının çıkma payını giderleri düşerek hesaplayan bilirkişi raporu benimsenerek davalının eksik ödemesinin esasen bulunmadığı sonucuna varılıp, davanın bu nedenle reddi dahi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.