MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki üyelikten ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin (50) nolu üyesi olup, kooperatife olan borcunu zamanında ödemediği gerekçesiyle 11.09.2007 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını ve durumun müvekkiline bildirildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, zira davalı kooperatif tarafından çekilen birinci ihtarda ödeme hususunda herhangi bir süre tanınmadığını, ikinci ihtarın ise, ilk ihtardan (14) gün sonra keşide edildiğini, çıkarma kararının onaylı örneğinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin üyeliği devam ettiği halde kur'a çekimine iştirak ettirilmediğini belirterek müvekkilinin ortaklıktan çıkarılma kararı ile kur'a işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı işlemin hukuka uygun olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 14.maddesine göre 10 günlük ödeme süresi sözleşmede belirtildiği için artık ihtarnamede bu sürenin yazılmasına gerek olmadığını, ikinci ihtarda da davacıya (30) günlük ödeme süresi tanındığını yine ödeme olmaması üzerine davacının ortaklıktan çıkarıldığını, davanın haksız açıldığını öne sürerek reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davalı kooperatif üyesi iken aidat ve ara ödeme borçlarını yerine getirmediği, çıkarılma kararının şirket ana sözleşmesi ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27.maddesi uyarınca aidatlarını geciktiren üyeye iki ihtarın gönderilmesi, ilk ihtarda (10) gün ikinci ihtarda ise bir ay içinde yükümlülüklerin yerine getirilmesinin bildirilmesi öngörülmüştür. Somut olayda davalı kooperatifin ilk ihtarında herhangi bir süre öngörülmediği, ikinci ihtarda ise (30) günlük süre verildiği ve ikinci ihtarın keşide edildiği Temmuz ayı (31) gün olduğu için her iki ihtarın anılan kanun maddesine uygun olmadığı, ayrıca şirket ana sözleşmesinin kanuna aykırı hükmün ihtiva edemeyeceği gözetilmeden mahkemece eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.