MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve işgal tazminatının tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının, müvekkil kooperatifin eski üyesi olduğunu, hakkında verilen ihraç kararının kesinleştiğini, ihtarnameye rağmen kooperatife ait taşınmazı tahliye etmeyerek haksız şekilde işgal ettiğini ileri sürerek, davalının el atmasının önlenmesine, ihtar tarihinden itibaren aylık 530,00 TL işgal tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı kooperatife peşin ödemeli ortak olduğunu, hakkında verilen ihraç kararına karşı dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,dava konusu taşınmazın kooperatife ait olduğu ve davalıya tahsis edildiği, davalının kooperatiften ihraç edildiği, ihraç kararının kesinleştiği, dairenin iç donanımını yaptığını savunan davalının cevap dilekçesinde takas veya mahsup defi'nde bulunmadığı gibi, karşı dava da açmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının el atmasının önlenmesine, 530,00 TL haksız işgal tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1)Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
TMK 683'ncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava konusu dairenin kooperatife ait olduğunun kabulü ile hüküm tesis edilmiş ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece (B-1 ) blok 2 nolu dairenin mülkiyetinin kime ait olduğunun tespiti bakımından dosyada mevcut Kartal 4. Noterliği'nin 06.05.1998 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, proje, tapu kayıtlarının incelenmesi ve gerektiğinde bilirkişi heyetinden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, denetime elverişli yeni bilirkişi raporu alınması, anılan dairenin halen tapusunun 3. kişiler üzerinde olduğu da dikkate alınarak, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde durulması oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken hükme ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2)Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy