MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının 01.10.2008 tarihi itibariyle 3.500,00 TL aidat borcu ile kooperatif genel kurul karar gereği işletilen 258,90 TL faiz olmak üzere toplam 3.758,90 TL alacak için girişilen takibin, davalının itirazı ile durduğunu, itirazın haksız olduğunu, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ödemesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01.11.2009 tarihinde müvekkilinin istifa dilekçesinin 05.11.2009 tarihinde davacı kooperatife ulaşması sonrasında, tek taraflı olarak üyelik ilişkisinin sona erdiğini, bu tarihten itibaren 5 yıl geçmesi sebebiyle BK 126/4 maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı hakkında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatiften alınan dairenin iade edilmemesi sebebiyle istifanın geçerli olmadığı, üyeliğin devam etmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı ve davalının borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ortak aleyhine, davacı kooperatifçe girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kabul edilen asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, asıl alacak üzerinden hesaplanan inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de,yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1 numaralı bendindeki "asıl alacak üzerinden" sonra gelen kısmın çıkarılarak "asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden % 40 tan az olmamak üzere hesaplanan 1.503,56 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibareleri eklenerek kararın düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.