MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davacı kooperatif üyesi iken istifa ettiğini, bu istifa kabul edildiği halde müvekkiline birikimlerinin ödenmediğini, çıkma payı alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, ödemelerin üç yıl ertelendiği savunularak haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı alacağının ödenmesinin üç yıl süre ile ertelendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kooperatifin ödeme güçlüğü çekmediği, davacının 23.070,00 TL aidat ödediği, davalının 05.04.2006 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, Ankara 2. ve 8.Ticaret Mahkemelerine sunulan bilirkişi raporlarında davacıya isabet eden gider payının 9.321,82 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.748,18 TL asıl alacak, 792,80 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle de 19.12.2006 tarihli davalının takibe itiraz dilekçesinin ve 17.11.2006 tarihli Kooperatif yazısının davacı alacağının takip alacağı kadar olduğunun davalı tarafça kabul edildiği şeklinde yorumlanamamasına, anılan dilekçe ve yazı ile davacının ödediği toplam aidata işaret edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, koopeatif üyeliğinden ayrılan ortağın çıkma payı alacağının tahsiline ilişkin olup Kooperatifler Kanununun 17.maddesine göre, çıkma payı ortağın ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanır. Ayrılan ortak, ödediği aidatların tamamını kooperatiften talep edemez. Çıkan ortak, hissesine isabet eden giderler düşüldükten sonra kalan miktarı kooperatifin temerrüde düştüğü tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte isteyebilir.
Mahkemece, tutarı uyuşmazlık konusu olmayan, davacının ödediği aidat toplamı 23.070 TL'den davalı Kooperatifle başka ortaklar arasında görülen davalarda alınan bilirkişi raporu ile belirlenen gider payı düşülmek suretiyle davacının talep edebileceği çıkma payı alacağı ve işlemiş faizi hesaplanarak hüküm kurulmuştur. Hükme esas alınan ve Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesinin 2007/563 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, anılan dosya davacısının gider payı 9.321,82 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak bu raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Zira, her dava kendi öznel koşulları içinde değerlendirilmelidir. En azından her iki davanın davacıları farklı tarihlerde kooperatiften ayrılmışlardır. Bu dahi hesaplama sonucunu değiştirebilir. Bu durumda mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak davacının istifa tarihine göre ayrıldığı yıl bilançosunun genel kurulda kabulünden bir ay sonrası itibariyle davacı yönünden hissesine düşen gider payı hesaplanarak düşülmek suretiyle ödenecek miktarı belirleyecek bilirkişi raporuna göre oluşacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde dava dışı şahıslarla ilgili dava dosyalarındaki bilirkişi raporları esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy