MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının, müvekkili kooperatifin üyesi ve yönetim kurulu üyesi iken, 03.12.2005 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, istifasının yönetim kurulu kararıyla aynı tarihte kabul edildiğini, yasa gereği aynı tarihte yönetim kurulu üyeliğinin de düştüğünü, buna rağmen davalının 23.12.2005 – 26.05.2006 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliğini sürdürdüğünü, haksız olarak 1.800,00 TL huzur hakkı tahsil ettiğini, bu paranın ödeme tarihleri itibariyle faizi ile birlikte geri ödenmesi gerektiğini, ayrıca davalının müvekkili kooperatiften anahtar teslimi anlaşmalı daire satın aldığını, bedelin bir kısmının ödendiğini, ödenmeyen 14.950,00 TL nin, hayali virmanlarla ödendiğini göstermeye çalıştığını, denetim kurulu raporu ile bu husus ortaya çıkınca, yönetim kurulunun bu işlemlerin iptaline karar verdiğini ileri sürerek, huzur hakkı bedeli olarak haksız alınan 1.800,00 TL ile ödenmeyen kooperatif ödentilerinden faizli olarak şimdilik 10.000,00 TL' nin tahsiline, alacaklara ödeme tarihinden itibaren % 10 aylık faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kısmi ödemeler sonrasında kalan borç olarak 14.950,00 TL için 31.12.2007 vade tarihli senet verdiğini, 17.06.2007 tarihinde yapılan genel kurul sonrası yönetime seçilmeyen başkan ...'ya 14.950,00 TL ödemede bulunduğunu, kooperatife borcunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının üyelikten istifasıyla yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, üyeliğin sona ermesi sonrasında daire almasının, yönetim kurulu üyeliğinin devamı anlamına gelmeyeceği, faizin bu borç için düzenlenen senedin vade tarihi esas alınarak dava tarihine kadar aylık % 5 üzerinden hesaplanması gerektiği, tahsilat makbuzunu düzenleyen ...'nın düzenleme tarihinden 1 gün önce yönetim kuruluna seçilemeyen kişi olması sebebiyle bu ödemenin geçerli olmadığı, makbuzun her yerde bulunabilecek nitelikte olması ve ödemenin kooperatif kayıtlarında olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14.950,00 TL asıl alacak, 491,51 TL işlemiş faiz, 1.770,00 TL haksız tahsil edilen huzur hakkı olmak üzere toplam 17.211,51 TL nin asıl alacak olan 16.720,00 TL lik kısmına dava tarihinden itibaren % 5 faiz uygulanmak koşuluyla 17.211,51 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, kooperatif üyesi aleyhine açılmış alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388 nci maddesinin 3 ncü bendine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesine göre, mahkeme kararının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını ihtiva etmeleri zorunlu bulunmaktadır.Mahkemece, kooperatif genel kurulunda aylık % 10 faize karar verilmesine rağmen sebebi gösterilmeden alacağa aylık % 5 üzerinden faiz uygulaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.