MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Vek. Av. ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, 2005 yılı Temmuz ayında yapı kooperatifine üye olduğunu, ancak daha sonra bilgisi dışında oluşturulan yönetim planı ile kooperatifin, işletme kooperatifine dönüştürülerek kat mülkiyetine geçilerek ortaklara müstakil tapularının verildiğini, kooperatifin tasfiye edilerek ada bazında yönetimler ihdas edilmesi gerekirken ortak alanlardaki mal varlıkları muhafaza edilerek işletme kooperatifin elinde tutulduğunu, işletme kooperatifinin ortaklarına ısınma ve su sağlama gibi hizmetleri dahi vermezken yüksek miktarda aidat istediğini, kendisine ait konutu bankaya devrettiği halde kooperatifteki üyeliğinin devam ettiğini, yazılı başvurusuna rağmen kooperatifin taşınmazları ve diğer mal varlığı ile ilgili bilgi verilmediğini ileri sürerek, kooperatif ortaklığının sona erdirilerek kooperatif üyeliğinden doğan haklarının tespit ve tahsiline, yasal şartlar oluşturulmadan hazırlanan ve yasa hükümleriyle çelişen 18.09.2006 tarihli yönetim planının iptaline, yönetim planının iptali sonucunda hukuki boşluğa düşecek olan 2006-2007-2008-2009 ve 2010 yılları genel kurullarının iptali ve kararlarının yok sayılmasına, şimdilik 500,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendisine ait villayı 23.08.2010 tarihinde sattığından bu tarihe kadarki aidatlardan sorumlu olduğunu, yönetim planının davacının vekili aracılığıyla katıldığı genel kurulda kabul edildiğini, plan uyarınca konutunu devreden kişinin ortak yerlerdeki kullanım hakkını da devretmiş sayıldığını, davacı istemlerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının iptalini istediği genel kurul toplantılarının bir kısmına bizzat, bir kısmına vekili aracılığı ile katılarak alınan kararlara itiraz etmediği, genel kurul kararının iptali için yasada belirlenen hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının bir kısım taleplerinin mahkeme kararına ihtiyaç göstermediği, kooperatife üye olduğu döneme ilişkin bilgiler ve belgeleri kooperatiften her zaman isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının isteminin, kooperatifin fesih ve tasfiyesine ilişkin olup, davalı kooperatifin ortağı olan davacının 1163 sayılı Kanun’un 81 nci maddesi uyarınca kooperatifin fesih ve tasfiyesini isteyemeyeceğine, öte yandan, ortağın kooperatif ortaklığından istifa etmesi halinde çıkma alacağını anılan yasanın 17 nci ve anasözleşmenin 15. maddesi uyarınca isteyebileceğine ve çıkma alacağının ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağına davacının kooperatiften istifa etmeden, mahkemeden, ortaklığının sona erdirilerek kooperatifin taşınmaz malları ile haklarının payı oranında adına tescil, tespit ve tahsilini isteyemeyeceğine göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 825, 00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy