MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVACI (Asıl dava) :...
DAVALILAR :
DAVACI(Birleşen dava) :.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davanın davacılarının vekilleri ile davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup 24.06.1995 tarihinde haksız olarak ihracına karar verildiğini, ihraç kararının İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararıyla iptal edildiğini, 20.09.1992 tarihli düzenleme şeklindeki kur'a zaptıyla zemin kat 5 numaralı dairenin müvekkiline tahsis edildiğini, ancak dairenin davalı ... tarafından işgal edilerek müvekkilinin taşınmaz üzerindeki tasarrufunun engellendiğini ileri sürerek, zemin kat 5 numaralı dairenin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile davalıların müdahalesinin önlenmesine, şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil tazminatının davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin de davalı kooperatifin ortağı olduğunu, dairenin kooperatifçe müvekkiline tahsis edildiğini, müvekkilinin 1996 yılından bu yana Dava konusu daireyi kullandığını, bu durumu bilen davacının müvekkilinin kullanımına uzun süre ses çıkarmadığını ve istemlerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, davacıya tahsis edilen daireye müvekkilinin müdahalesinin bulunmadığını, kendisine kur'a ile tahsis edilen daireye başkasının elatmasını engellemeyen davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin ortaklığından usulsüz ihtarlarla ihraç edildiğini, ihtarlarda istenen borcun zamanaşımına uğradığını ve müvekkilinin davalı kooperatife borcu bulunmadığını ileri sürerek, 15.11.2007 tarih ve 42 sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, mali yükümlülüğünü ihtarlara rağmen yerine getirmeyen davacının ihracına karar verildiğini ve ihraç kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada, dava konusu 5 numaralı dairenin davacı ...'e tahsis edildiği, tahsis sonrasında mali yükümlülüklerini ihtara rağmen yerine getirmeyen davacının ihracına ilişkin kararın mahkemece iptal edildiği, daha sonra kooperatifçe dairenin, davacının ihraç kararı kesinleşmeden ortaklığa alınan davalı-birleşen dosya davacısı ...' ya tahsis edildiği, davacı ...'e yapılan tahsisin geçerli olduğundan davacının men'i müdahale isteminin yerinde olduğu, ancak dairenin tahsis hakkı sahibi olan asıl davadaki davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle dairenin teslimi ve ecrimisil isteyemeyeceği, birleşen davada, davacıya gönderilen ihtarlarda birleşen davacıya gerçek borçtan çok fazla miktarda borç ihtarında bulunduğundan ihtarların usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 18402 parsel zemin kat 5 nolu dairenin davacı adına tahsisli olduğunun tespiti ile davalı ...'nın müdahalesinin önlenmesine, davacının dairenin teslimi ve ecrimisil istemlerinin reddine, birleşen davanın kabulü ile 15.11.2007 tarihli ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davanın davacılarının vekilleri ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kooperatif vekilinin tüm, asıl ve birleşen dosya davacıları vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Birleşen davada, davacı ... vekilinin süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defi hakkında mahkemece yargılama sırasında veya hükümle birlikte olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
3-Diğer yandan, ek bilirkişi ücreti olan 1.200.00 TL nin yarısının asıl, yarısının ise birleşen dosya davacısı tarafından yatırılmasına rağmen anılan miktarın yargılama giderlerinin hesaplamasında dikkate alınmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davacılar vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamında kalan diğer, davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısı ... vekilinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davacıların vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl ve birleşen davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden asıl ve birleşen davacılara iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden asıl ve birleşen davanın davalısından alınmasına , 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy