MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Vek. Av. ... ile davalı Vek. Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken üyelikten çıkarıldığını, müvekkiline 27.04.2004 tarihinde 5.203,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin ihtirazi kayıtla kabul edildiğini, müvekkilinin üyeliğe girişte 60.000,00 DM ve aidat olarak 69.790,00 DM olmak üzere 129.790,00 DM ödediğini, bunun 111.551,19 TL’ye denk geldiğini, gider payı düşüldüğünde 104.206,28 TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL'nin 27.04.2004 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yatırdığı paranın 7.500,00 TL civarında olduğunu, bu meblağın da kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2008 tarih, 2008/4041 E. 4617 K. sayılı ilamıyla, davacının 60.000,00 DM giriş aidatını ödediğinin kabulü gerektiği, davalı kooperatifin asıl belgeleri yerine fotokopilerinin incelendiği gerekçeleriyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, kooperatif üyeliğinden ayrılanlara ödemelerin yabancı para olarak iade edileceği konusunda kooperatif ana sözleşmesinde bir hüküm olmadığı gibi bu konuda alınmış bir genel kurul kararının da bulunmadığı, aidatlar yabancı para olarak ödense dahi yabancı para olarak iadesinin talep edilemeyeceği, davacının ödediği aidatın payına isabet eden kooperatif genel giderleri ve davacıya yapılan ödeme düşüldükten sonra davacı alacağının 2.831,19 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 28.11. 2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy