MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatife borçlarını peşin olarak ödediğini, kooperatif genel kurul kararlarında borcu bulunmadığı belirlenmesine rağmen davalı kooperatifin dairenin tesliminden imtina ettiğini ileri sürerek, Erzurum 6. Noterliği'nin 06.10.2000 tarih ve 06113 Y. Sayılı sözleşmesinde belirtilen dairenin sözleşme şartlarına göre aynen teslimi, aksi halde bedeli olan 12.000 ABD doları karşılığı 20.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulda ve anasözleşmenin hiçbir maddesinde yönetim kuruluna daire satışı ile ilgili yetki verilmediğini, kıymet takdiri yapılmadığını, satış yapan kişilerin yetkili olmadığını, dava konusu edilen dairede üyelik hakkının...adlı bir şahsa ait olduğunu, kooperatif yöneticilerinin bir başkasına ait olan üyelik hakkını devretme ve satış vaadinde bulunma hakları olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif yetkililerine 12.000 ABD doları verdiğine ilişkin tutanak, davacının genel kurul toplantılarına çağrılması ve hazirun cetvelinde isminin bulunması sebebiyle bu satışın kooperatif tarafından kabullenildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ödediği 12.000 ABD Dolarının karşılığı 19.200,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyesi olan ortağın kendisine tahsis olunan dairenin aynen, teslimi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, 20.11.2008 tarihli oturumda sunduğu dilekçe ile talebini bedele indirgemiştir.
Mahkemece 09.04.2007 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, raporda sadece talep edilen 12.000 ABD Dolarının karşılığı belirlenerek hüküm kurulmuş olduğundan rapor gerekçeli, açıklamalı ve hüküm kurmaya yeterli değildir.
Kendisine konut tahsis edilemeyen üyenin, kooperatiften tazminat istemine ilişkin davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkeleri, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin dairemizce de benimsenen yerleşik içtihatlarına göre aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir.
1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2-Davalı kooperatife normal ödemelerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibari ile toplam ödemeler dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3-Bundan sonra, yukarıda (l) nolu bentte bulunan değerden (2) nolu bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktar yararlanma sağladığı ortaya çıkarılmalıdır.
4-Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) nolu bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5-Bu saptamalardan sonra, normal ödentilerini ödemiş bulunan bir ortağın yukarıda (2) nolu bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, gene yukarıda (3) nolu bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) nolu bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani, sonuç olarak (4) nolu bentte bulunan miktar (3)nolu bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) nolu bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın bu davada kooperatiften istemesi mümkün olan zarar miktarı olacak ve mahkemece(talep de değerlendirilerek)bu miktara hükmedilebilecektir.
Bu durumda, mahkemece kooperatiften tazminat istemine ilişkin davalarda uygulanması gereken ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınarak hesaplama yapılması bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy