MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya verilen malların bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin 19.448,71 TL üzerinden devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili, yargılama devam ederken müvekkili şirketin iflasına karar verildiğini, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığını, davalının davacıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre, dava devam ederken davacı şirketin iflasına karar verildiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, davalı şirkete hesap mutabakatı gönderildiği davacı delillerine itiraz edilmediği, davacı şirket yetkilisine resen teklif edilen yeminin eda edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.496,07 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Mahkemece, davanın yukarıdaki gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının envanter defterinin kapanış onayının yapılmamış olması nedeni ile sahibi lehine kesin delil teşkil etmeyeceği göz önüne alınmadan,ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu kabul edilerek davacı şirket temsilcisine yemin ettirilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı şirket hakkında Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 24.03.2009 tarihinde iflas kararı verilmiş olmakla, davalı şirkete ticari defterlerini ibraz etmesi için çıkartılan isticvap davetiyesi tebligatlarının usulüne uygun olup olmadığı hususu tartışılmadan, bu davetiyelerin usulüne uygun olduğu kabul edilerek hükme esas alınması da doğru olmamıştır.
Öte yandan, taraflar arasındaki hesap mutabakatından sonra düzenlenen faturalara ilişkin sevk irsaliyelerindeki malları teslim alanın davalı şirkette çalışıp çalışmadığı araştırılmadan ve bu konuda davalı tarafa beyanda bulunması için süre verilmeden hüküm kurulması da yerinde olmadığı gibi davacı şirket tarafından İflas İdaresine yapılan kayıt kabul talebinin sonucunun araştırılmadan karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2011 gününde karar verildi.