MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu ... Konut Yapı Kooperatifi’ne 2005 yılında üye olduğunu ve tüm maddi yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalıların kötü yönetimi sonucu inşaatların ancak % 8.1 oranında tamamlandığını, davadışı arsa sahibine sözleşme uyarınca teslimi gereken taşınmazların teslim edilmemesi nedeni ile arsa sahibi tarafından açılan dava sonucunda arsanın geri alındığını, kooperatifin artık amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığını, Kooperatifler Kanunu’nun 98/1. ve TTK'nun 336. ve devamı maddeleri uyarınca, davalıların müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 52.000,00 TL’nin yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, davacının aynı konuda, ... Konut Yapı Kooperatifi hakkında dava açtığı ve dava sonucunda davacının ödediği aidatların iadesine karar verildiğini, ayrıca davacının doğrudan doğruya kişilere karşı dava açamayacağını, Kooperatifler Kanunu’nun 37. maddesi uyarınca davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkilinin 2006 yılından itibaren bir yıl süre ile yönetim kurulunda görev yaptığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacının aynı konuda daha önce de dava açtığını, müvekkilinin herhangi bir yetkisi olmadığını ifade ederek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili ise davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkilinin görev aldığı yönetim kurulunun ibra edildiğini, müvekkillerinin herhangi bir kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafından Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/389 Esas sayalı dosyası ile kooperatif hakkında dava açıldığı ve tazminata hükmedildiği, Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollaması ile TTK'nun 336. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hakkında doğrudan doğruya dava açılabilmesi için bu kişilerin kasıt veya ihmal
sonucu görevlerini yapmamış olmalarının gerektiği oysa dava dilekçesinde kasıt ve ihmal iddiasının bulunmadığı, diğer yönden kooperatif yöneticilerine karşı tazminat davası açılabilmesi için, davacı ortağın öncelikle kooperatiften daire veya tazminat alma olanağının kalmadığının sabit hale gelmesi gerektiği, somut olayda davacının, kooperatiften tazminat aldığının sabit olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça aynı konuda Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/389 Esas 2009/44 Karar sayılı dosyasıyla davadışı kooperatif aleyhine ayrı bir dava açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği, ancak kararın tebliğe çıkarılmadığı için henüz kesinleşmediği anlaşıldığından davanın 1163 sayılı Kooparatifler Kanunu'nun 98/1. ve TTK'nun 336. maddeleri uyarınca henüz şartları oluşmadan erken açılması nedeniyle reddi gerekirken aynı sonuca farklı bir gerekçe ile ulaşılması nedeniyle HUMK'nun 438/ son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün yukarıdaki gerekçesi değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy