MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, ödenmeyen aidat borcu için kooperatif üyesi olan davalı aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğü' nün 2008/8031 sayılı takip dosyası ile 3.800,00 TL asıl alacak, 2.300,00 TL faiz olmak üzere toplam 6.100,00 TL üzerinden başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacak üzerinden inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borca konu taşınmazı devrettiğini, bu sebeple davada husumet ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aidatları ödenmeyen 5 no'lu bağımsız bölümü 02.01.2008 tarihinde dava dışı şirkete devrettiği, bu sebeple sadece Aralık 2007 yılına isabet eden 500 TL aidat ve bu borca takip tarihine kadar işleyen 50,96 TL' lik faizden sorumlu olduğu, devirden sonraki borçlardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının kısmen iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aidat borcu ve gecikme faizinin tahsili istemi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı kooperatif üyesi ...'ın kendisine ait 5 no'lu bağımsız bölümü 02.01.2008 tarihinde ... Mensucat Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ayni sermaye olarak tapuda devrettiği gerekçesiyle, devir tarihine kadar olan bölümden kooperatif üyesi, devir tarihinden sonra da devralan şirket sorumlu tutularak hüküm kurulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hisse devrine ilişkin kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapıldığına dair bir bilgiye rastlanılmamıştır. 1163 sayılı Koopereratifler Kanunu uyarınca, taşınmazın tapuda devri münferiden üyelik devrini de sağladığı anlamına gelmemektedir. Taşınmazı satın alanın ayrıca üyeliği de devralması yönünden kooperatif organlarına bildirimin yapılması ve bu hususta karar alınması gerekmektedir. Bu nedenle, bilirkişiden kooperatif defter, belge ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davalının kooperatif üyeliğini taşınmazı devralan şirkete devredip etmediği, üyeliğin devri ile ilgili kooperatif yetkili organlarınca karar alınıp alınmadığı, alınmış ise tarihi belirlenerek, aidat borcundan ve gecikme faizinden sorumluluk durumunun buna göre belirleyen açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınarak, oluşacak uygun sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yanılgılı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.