MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, 24.04.2003 tarihli sözleşme ile A Blok 2 no'lu daire için genel kurulun vermiş olduğu yetkiye dayalı olarak yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatife üye olduğunu, dairenin bedelini peşin olarak aynı tarihte davalı kooperatifin banka hesabına yatırdığını, dairenin 2004 yılı içerisinde teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini, söz konusu daireye 3. Kişilerin müdahalesinin olduğunu öğrendiklerini ileri sürerek, müvekkilinin üyeliğinin tespitine, varsa diğer üye ve üyelerin üyeliklerine ilişkin tasarruflarını iptaline ve müdahalelerinin menine mümkün olmadığı takdirde dairenin bugünkü piyasa rayiç değerine göre fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesini iddia ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatif ile yapmış olduğu geçerli bir sözleşmenin olmadığını, kooperatif kayıt ve belgelerinde ödeme hususuna ilşkin bilgi ve belgenin mevcut bulunmadığını, şu an tutuklu olan kooperatif eski yönetim kurulu üyeleri tarafından genel kurul kararı olmaksızın satış işleminin yapıldığını ve tahsil edilen bedelinde kooperatif hesaplarına geçirilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı kooperatif arasında üyelik sözleşmesi yapıldığı, üyeliğin karar defterine ve üye kayıt defterine kaydedildiği,davacının kooperatif banka hesabına daire bedelini yatırdığı, böylelikle davacının kooperatif üyesi olduğu gerekçesi ile davacının kooperatif üyeliğinin tespitine A Blok 2 no'lu dairenin ferdileştirme işlemleri sırasında davacı adına tahsis edilmesine ve tapuya tesciline karar verilmiştir.
Dava; kooperatif üyeliğinin tespiti ile 3. kişilerin vaki müdahelenin önlenmesi talebine ilişkindir.
1- Davacının sadece üyeliğin tespiti talebinde bulunmasına rağmen mahkemece, davacının üyeliğinin tespiti ile beraber talep aşılarak dava konusu dairenin davacı adına tahsis ve tesciline de karar verilerek talebi aşması HUMK'nun 74. (HMK'nun 26.) maddesine aykırı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi kooperatif eski yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden Tokat Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/124 esas sayılı ceza dosyası getirtilip, buradaki bilgi ve belgeler incelenip, konu ile ilişkisi değerlendirilmeden sonuca gitmesi de doğru değildir.
2-Öte yandan, kooperatif ortağının peşin ödemeli üye olarak kabul edilebilmesi için bu konuda genel kurul kararı gerektiğinden, bu hususta genel kurul kararı olup olmadığı araştırılmadan ve ana sözleşme getirtilip incelenmeden eksik inceleme ile davacının davalı kooperatife peşin ödemeli ortak olduğunun tespitine karar vermesi ve davacının dilekçesinde bildirdiği diğer talepleri hakkında bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1,2 nolu bentlerde yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy