MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, ihraç kararına dayanak yapılan ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının doğru hesaplanmadığını, ikinci ihtarnamenin tebliğ edilmediğini ve 31.01.2008 tarihli birinci ihtarnamede 31.01.2008 tarihi itibari ile borcun hesaplandığının belirtildiğini, bu durumun anasözleşmenin 14/2 maddesine göre 30 günlük bekleme süresine aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle ihraç kararının yasal olmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ihtarnamelere konu borcun usulüne uygun olarak hesaplandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 31.01.2008 tarihli birinci ihtarnamede 31.01.2008 tarih itibari ile davacının borcunun belirlendiği, anasözleşmenin 14/2 maddesine göre belirlenen bu borcun 30 gün geçtikten sonra 02.03.2008 tarihinde muaccel olup ihtarnameye konu olması gerekeceği, 30 günlük süre beklenmeden birinci ihtarnamenin gönderildiği gerekçesiyle, davacı hakkında verilen ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava; yönetim kurulu ihraç kararın iptali istemine ilişkin olup, davacıya gönderilen birinci ihtarnamede, ihtarname tarihi itibari ile 2007 yılı Aralık ve 2008 yılı Ocak aylarına ilişkin aidatların anasözleşmenin 14/2 maddesine göre muaccel olup olmadığı, 30 günlük gecikme süresinin beklenip beklenmediği ve ihtarın, Ocak ayını da kapsayıp kapsamadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durulurak bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy