(818 S. K. m. 125, 126)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı aleyhine genel kurul kararıyla kararlaştırılan ödemenin yapılması için icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının zamanaşımı definin haksız ve yersiz olduğunu, davalının 21.10.1999 tarihli istifasının müvekkili kooperatif tarafından kabul edilmediğini, istifa iradesini içeren ihtarnamenin zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, istifanın hüküm ifade edebilmesi için ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların iade edilmesi gerektiği halde davalının kooperatiften aldığı daireyi iade etmediği gibi 3. bir şahsa devrettiğini, alacağın kaynağının genel kurul kararı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle bu sebeple reddi gerektiğini, bunun yanında davacının icra takibinde alacağının dayandığı belgeyi ibraz etmediğini, bu sebeple itirazın iptali davasında bu delillere dayanamayacağını, halen kooperatif üyesi olmadığından genel kurulun alacak ya da faiz yönünden aldığı kararların kendisini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 27.7.2008 tarihli kooperatif genel kurulunda kararlaştırılan alacağın, istifa yoluyla ayrılan eski ortağından tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
27.7.2008 tarihli genel kurul toplantısında yükleniciyle kooperatif arasındaki davanın kooperatif aleyhine sonuçlanması sonucu icra dairesine yatırılan bedelin ortaklardan tahsiline dair alınan karar takibe dayanak yapılmıştır. Her ne kadar davalı 21.10.1999 tarihinde davacı kooperatiften istifa etmiş ise de, dosyada bulunan yükleniciyle davacı kooperatif arasındaki alacak davasına dair karar örneğinden davaya konu edilen alacağın davalının kooperatife üye olduğu dönemde doğduğu anlaşıldığından, davalının takip konusu alacaktan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece genel kurul kararında geçen kooperatif borcunun kaynağı olan ilamın kesinleştiği tarihle takip tarihi arasında B.K.nun 126/4 üncü maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu dikkate alınarak, davanın esasına girilip, davalının sorumlu olduğu alacak miktarı belirlendikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde ilgilisine iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy