MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili olan kooperatifin ortağı olan davalının aidat borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin davadan önce sona erdiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, talep edilen alacağın ne kadarının aidat, ne kadarının yönetim gideri ve diğer alacak olduğunun belli olmadığını, müvekkilinin alacağının bu borç ile takas edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini, davacının %40 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesince, davalının neye göre peşin ödemeli üye kabul edildiği açıklanmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalının sabit fiyatlı ortak olmadığı, genel kurulca kararlaştırılan aidatları ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.610,00 TL asıl alacak ve 625,25 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacak üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle kabul edildi.
Full & Egal Universal Law Academy