MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR:
Taraflar arasındaki muvakkat tescilin terkini davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...'nun 30.03.2006 tarih 2006/192 sayılı kararı ile yapılan muvakkat tescilin kanunsuz olarak teşekkül ettirilmiş yönetim kurulunun talebi üzerine yapıldığını, bu sebeple yolsuz olduğunu ileri sürerek, söz konusu muvakkat tescilin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ve davalı kurum temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, söz konusu davanın açılabilmesi için yasada öngörülen prosedürün izlenmediği ve Ticaret Sicil Memurluğu dışındaki davalıların husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2008 tarih, 2007/1438 esas, 2008/3290 karar sayılı ilamı ile; yok hükmünde bir yönetim kurulu kararının muvakkat tescile konu olup olamayacağı hususunun belirlenmesi yönünden inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, ...'nun 18.03.2009 tarihli söz konusu geçici tescil hükmünün düştüğünü belirtir yazı cevabına istinaden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yolsuz yapılan muvakkat tescilin terkini istemine ilişkindir. Yerel mahkeme kararında gerekçe yapılan TTK'nun 34/son maddesi ".... halli bir mahkeme hükmüne bağlı bulunan veya sicil memuru tarafından kati olarak tescilinde tereddüt edilen hususlar, ilgililerin talebi üzerine muvakkaten kaydolunur. Şu kadar ki, ilgililer üç ay içinde mahkemeye müracaat ettiklerini yahut aralarında anlaştıklarını ispat edemezlerse muvakkat yapılan kayıt re'sen silinir. Mahkemeye müracaat halinde katileşmiş hükmün neticesine göre muamele yapılır." şeklindedir.Bu hüküm uyarınca üç ay içerisinde mahkemeye başvurularak iş bu dava açıldığına göre, muvakkat kaydının re'sen silinmesi gibi bir durum söz konusu olmayacaktır. Bu muvakkat tescilin usul ve yasaya uygun yapılıp yapılmadığı hususunda mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir. Somut olayda, bir yönetim kurulu üyesinin ayrıca tasdik ettirip kullandığı uyuşmazlık dışı olan yönetim kurulu karar defteri ile iki yedek üye ile toplanmak suretiyle yönetim kurulunun üç üyesinin azline karar verilmiştir. 1163 sayılı Kanun'un 98. maddesinin yollamasıyla kooperatifler hakkında da uygulanması mümkün TTK'nun 330. maddesine göre toplantı yeter sayısı düzenlenmiş olup, buna göre davacı tarafından gerçekleştirilen 13.03.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısının en az dört üye ile gerçekleştirilmesi gerekirken, üç üye ile toplanıp karar alınmış olması yasanın emredici hükümlerine aykırı olmakla batıl niteliktedir. Batıl nitelikteki söz konusu kararın ticaret siciline geçici tescili de usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan bu durum karşısında, davanın kabulü ile yolsuz yapılan geçici tescilin terkinine karar vermek gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy