MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, 13.08.2007 tarihli ihtarname ile üye kaydının yapılarak ... plakalı aracı ile çalışmasının sağlanmasını istediğini, davalı kooperatifin 27.08.2007 tarihli cevabı ile talebinin reddedildiğini, davacının, kooperatif ana sözleşmesi ve yasanın gerektirdiği şartları yerine getirdiğini, kooperatif tarafından resmi kurumlarla yapılan yazışmalarda müvekkilinin 73 sıra numarası ile kooperatif üyesi olarak kabul edildiğini, diğer üyelerden alınmadığı halde müvekkilinden 150.000,00 TL giriş aidatı istenmesinin anasözleşmeye ve 1163 sayılı yasanın 32.maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının üye olarak alınmasına ilişkin yönetim kurulu kararı bulunmadığını, ortaklık şartlarını taşımadığını, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hazirun listelerinde adının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının isminin kooperatif ortaklık pay defterinde yer almadığı, yönetim kurulunca, üyeliğe kabulüne dair karar alınmadığı, kooperatif üyesi olarak aidat ödediğini gösterir belge ibraz edemediği, davacının talebinin kooperatife üye olma isteği olduğu, kooperatiften olağanüstü genel kurul talep etmesi gerektiği halde üyeliğin tespiti davası açtığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz görülmemiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Kooperatif üyeliği, kooperatif yetkili organlarının açık kabulü ile gerçekleşebileceği gibi bu hususta açıkça bir karar alınmasa da kooperatifin bu kişi ile üye sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, ödemeleri kabul etmesi, inşaatlarda kullanması gibi olgularla zımnen de gerçekleşebilir.
Davacı vekili, dava dilekçesine ekli, Belediye Başkanlığının 09.11.2004 tarih 2833 sayılı belgesi, ... Kaymakamlığının 09.11.2004 tarih ve 1754 sayılı yazısı, davalı kooperatifin 13.07.2005 tarihli üye listesi, 19.09.2005 tarihli kooperatif tarafından Kaymakamlığa gönderilen belge, ... Belediye Başkanlığının 23.05.2007 tarih 1419 sayılı listesi, Kaymakamlığın 26.06.2007 tarih ve 07/118 sayılı "yolcu taşımacılığı yapmasında sakınca yoktur" açıklaması içeren belgede, davacının kooperatif üyesi olduğuna dair bilgiler bulunduğunu ileri sürmüş, dinlenen bir kısım tanıklarca da davacının kooperatif üyesi olarak aracı ile taşıma işi yaptığı beyan edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafça sunulan deliller ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin anılan ilkeler çerçevesinde zımni üyelik ilişkisi kurulup kurulmadığı bakımından değerlendirilmesi, üyeliğin zımnen de olsa benimsenmesinden sonra, davacının üyelik gereklerini yerine getirmemesinin ancak ihraç nedeni olabileceği, ihraç edilmedikçe üye kabul edilmesi gerekeceği ve genel kurula gitmeden de üyelik tespiti davası açılabileceği gözetilerek, uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, anılan deliller üzerinde durulmadan ve yanlış ilkelere dayalı olarak yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.