MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar, davalı kooperatifin ortağı olduklarını, kooperatif yönetim kurulunun yüklenici sıfatıyla kendilerine verdiği taahhütnameye göre dairelerini 36 ay zarfında anahtar teslimi teslim etmesi gerekirken etmediğini, davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kooperatif üyelerini kandıracak nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüldüklerini, üyelerin zararına, kendilerine ve kooperatif üyesi olmayan üçüncü şahıslara haksız ve fahiş menfaat sağlamak maksadıyla hareket ettiklerini, yönetimin tebliğ ettiği borç ihtarlarında faraziye borçlar öne sürerek kendilerini ortaklıktan ihraç etmek için ön hazırlıklar yaptığını, oysa kendilerinin kooperatife hiç bir borçlarının bulunmadığını, 30.06.2001 ve 17.03.2002 tarihli olağan genel kurul toplantılarında kooperatiften alacaklı olduklarının açıkça kabul edildiğini, 15.06.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında gerekli çoğunluk sağlanmadığı halde rakamlar üzerinde oynamalar yapılarak kararlar alındığını, denetçiler ve yöneticilerin kendi ibralarında oy kullandıklarını, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin vekaleten oy kullandıklarını, genel kurullarda kararlaştırılan sayıların üzerinde ortak kaydedildiğini ileri sürerek, 15.06.2003 tarihli genel kurul kararının ve bu karara dayanarak taraflarına tebliğ edilen borç ihtarlarının iptaline karar verilmesini, kooperatifin bütün hesaplarına el konularak yed'iemin hakem kuruluna devredilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacılar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.06.2007 tarih, 2006/1060 E. 2007/8594 K. sayılı ilamıyla, diğer temyiz itirazları reddine, davacıların borç ihtarlarının iptalini istemekle borçlarının bulunmadığının tespitini talep ettiklerinin anlaşılması gerektiği, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı ve davacıların borçluluk durumlarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların menfi tespit istemini de kanıtlayamadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy