MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayyım ataması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların borçlarını vadesinde ödemedikleri ve yönetim kurulu yedek üyelerinden ...'in pancar ekicisi olmadığından seçilebilme koşullarını kaybettiklerini ileri sürerek, davalı kooperatife TMK'nun 397, 426/3 ve 430. maddeleri uyarınca kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri ile davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bakanlık raportörlerince hazırlanan raporda söz konusu borçların ticari borç niteliğinde olduğunun belirtildiği, anasözleşmenin 40 ve 55. maddelerinde belirtilen borçların ortaklıktan doğan borçlar olduğu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin hiç birinin borçlarının ortaklık payı veya katılım payı gibi ortaklık sıfatından doğan borçlardan olmadığı, aksine mal alımından kaynaklı ticari borçlar olduğu, bu haliyle seçilen kişilerin seçilme koşullarını kaybettiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy