MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...'ın müvekkili kooperatiften 9.000,00YTL kredi kullandığını, ilk taksit ve dönem faizlerini süresinde ödenmeyerek temerrüde düştüğünü, diğer davalıların kredi borcuna müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, alacağın tahsili için davalılar aleyhinde başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40'tan aşağı olmamak kaydı ile inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile yapılan görüşme sonunda borçların yeniden yapılandırılarak altı taksite bağlandığını, ilk taksitlerin ödendiğini 30.04.2007 tarihi itibari ile toplam borcun faizleri ile birlikte 25.645,77YTL olarak tespit edildiğini, icra dosyalarında talep edilen alacak miktarının faizleri ile birlikte toplam 40.847,00 YTL olduğunu, aradaki fahiş farkın asıl alacak ve faizlerinin yanlış hesaplanmasından kaynaklandığını, davanın konusunun kalmadığını savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kooperatifin takip tarihi itibari ile talep edebileceği toplam alacağın 10.589,88.-YTL olduğu, borçlular tarafından takip tarihinden sonra davacı kooperatife yapılan bir kısım ödemeler sonucunda sadece 213,57.-YTL temerrüt faizi borcunun kaldığı, ancak icra takip tarihi itibari ile yapılan itirazların haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan dava takip edilmediğinden esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalıllar aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin infazda icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince, icradaki vekalet ücretinin İİK’nun 138/3. maddesine göre tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve ayrıca kabule göre de, takipte mükerrer vekalet ücreti tahsiline imkan verecek şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, bozma kararı doğrultusunda karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle kabul edildi.
Full & Egal Universal Law Academy