(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin 27.06.2004 tarihli genel kurulunda alınan karar uyarınca davalı kooperatife peşin ödemeli ortak olduğunu, sözleşmeyle kararlaştırılan tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen konutun sözleşmede kararlaştırılan 30.12.2008 tarihinde müvekkiline teslim edilmediğini, dairenin geç teslimi halinde kooperatifin müvekkiline aylık 150 Euro cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını, toplam 1.500,00 Euro alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının peşin ödemeli ortak olmadığını, ortaklar arasında eşitliğin asıl olduğunu, yönetim kurulunun genel kurulundan açık yetki almadan bu tür bir işlemi yapamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 27.06.2004 tarihli genel kurulunda 4. Blok daire üyeliği için 6 adet tercihli üye alınmasına karar verildiği, yönetim kurulunun anasözleşme, genel kurul kararları ve yasalara uygun işlem yapmak zorunda olduğu, genel kurulca yönetim kuruluna tercihli üyelik için özel nitelikte yetki verildiği, anılan karar ve ana sözleşmede tercihli üyelerle cezai şart veya kira kaybı konusunda sözleşme yapma konusunda yönetim kuruluna yetki verilmediğinden kararlaştırılan cezai şartın kooperatif açısından bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
KONYA
4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2009/576 Esas
KARAR NO: 2010/1488
DAVA: İHRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ: 23/11/2009
KARAR TARİHİ: 14/09/2010
Davacı vekilinin, davalı aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmekle, mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin 27.06.2004 tarihli genel kurulunda tercihli üye alımı konusunda kooperatif yönetimine yetki verildiğini, buna dayalı olarak müvekkilinin 06.02.2008 tarihinde davalı kooperatife tercihli üye olduğunu, müvekkilinin üyelik bedeli olan 38.000.00 TL sını zaman içerisinde ödediğini ancak davalı kooperatifin anlaşma şartlarına aykırı olarak 30.12.2008 tarihinde daireyi anahtar teslim olarak müvekkiline teslim etmediğini, müvekkili ile kooperatif arasındaki tercihli üyelik sözleşmesi gereği davalının müvekkiline aylık 150 EURO tazminat ödeme sorumlusu olduğunu, noter ihtarnamesine rağmen davalının bunu ödemediğinden bahisle 01.01.2009 tarihinden takip tarihine kadar 10 aylık süre için 1.500,00 EURO. nun döviz faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsili için Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/11201 Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiklerini ancak davalının takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, davalının takibe konu borca itirazlarının icra takibini sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının % 40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; tercihli üyeliğin söz konusu olabilmesi için ödenen peşinat dışında başkaca aidat ödenmemesi gerektiğini, davacının tercihli üye olmadığını, önceki yönetimin yolsuz işlere karışması ve haklarında ceza davası olması nedeniyle davacı ile ilgili işlemlerin kooperatif kayıtlarında gözükmediğini ve bunu belirleyemediklerini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereği üyeler arasında eşitliğin asıl olduğunu, yönetime açık yetki verilmedikçe yönetimin rastgele işlem yapamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; İİK. nun 67. maddesinde düzenlenen ve davalı kooperatife tercihli üye olunması ve tercihli üyelik sözleşmesine konu dairenin davacıya süresinde teslim edilmemesi nedeni ile aylık 150 EURO. nun ödenmesi için sözleşmeye dayalı olarak başlatılmış olan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; davacının davalıya gönderdiği ihtarname, icra takibine konu Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/11201 Esas sayılı dosyası, kooperatife ait ana sözleşme, kooperatife ait genel kurul toplantı tutanakları, kooperatife ait sicil dosyası örneği, kooperatifin eski görevlileri hakkında zimmet ve dolandırıcılık suçundan kamu davasına konu halen derdest Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/33 esas sayılı dosyası, tarafların imzasını taşıyan 06.02.2008 tarihli takip ve davaya dayanak olan tercihli üye alım sözleşmesi, 27.06.2004 tarihli davaya dayanak oluşturan genel kurul toplantı tutanağı örneği ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir.
Dosyamız ve tüm ekleri hukukçu bilirkişi Av. Metin Karagöz'e tevdii edilerek bilirkişiden 21.05.2010 tarihli inceleme içerir ve gerekçeli bilirkişi raporu temin edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile davacının davalı aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/11201 Esas sayılı dosyası ile 20.10.2000 tarihinde 1.500 EURO ve bu miktara uygulanacak döviz faizinin fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsili için icra takibine giriştiği, ödeme emrinin davalıya 21.10.2009 tarihinde usulen tebliğ edildiği, davalının yasal itiraz süresi içinde 26.10.2009 tarihinde verdiği itiraz dilekçesi ile önceki yönetim hakkında ceza soruşturması olduğunu, mevcut yönetimin kimin gerçek alacaklı kimin gerçek borçlu olduğunu bilecek durumda olmadığını, tercihli üyelik sisteminin olabilmesi için genel kurul kararı olması gerektiğinden bahisle davacıya hiçbir borcunun olmadığına ilişkin usul ve esas yönünden borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının ise 23.11.2009 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile davalı kooperatifin 27.06.2004 tarihli genel kurulunda 4. Blok daire üyeliği için 6 adet tercihli üye alınması 3 adet ayrı olan villa üyeliği için de tercihli üye alınması konusunda yönetime yetki verildiği, bu yetkiye dayalı olarak 06.02.2008 tarihli yazılı sözleşme ile (ki sözleşmede davacının ve davalı kooperatif yetkililerinin imzaları vardır) davacının 4. Blok 1 nolu daireye tercihli üye olarak alınmasının kararlaştırıldığı, daire bedelinin 38.060,00 TL olduğunun ve davacının bu bedelle tapu masrafları dışında herhangi bir ödeme yapmayacağının kararlaştırıldığı, dairenin 30.12.2008 tarihinde anahtar teslimi olarak sözleşmede belirtilen şekli ile davacıya tesliminin kararlaştırıldığı, bu tarihte teslim edilmemesi halinde her ay 150 EURO ödeneceğinin de kararlaştırıldığı anlaşılmıştır
Kooperatifler organları vasıtasıyla hayat bulurlar. Yönetim kurulu ana sözleşmeye, genel kurul kararlarına ve yasalara uygun iş yapmak zorundadırlar. Genel kurul, yönetim kuruluna tercihli üyelik hakkında çok özel bir yetki vermiştir. Bu yetkiye konu kararı davacı da bilmektedir. Gerek yetki kararında gerekse ana sözleşme ve yasalarda kooperatifin üyelerine hele hele tercihli üyelerine gecikme tazminatı, kira kaybı vs. ödeyeceğine ilişkin bir inisiyatif yoktur. Yönetim kurulunun davacı ile yaptığı sözleşmeye aylık 150 EURO gecikme tazminatı ödemeyi kabullenmesi davalı kooperatifi bağlamaz. Davacı dahi bu dununu bilen kişidir. Yasal şartları varsa belki bu cezai şart imza atan yöneticileri bizzat bağlar. Tüm bu nedenlerle davalı kooperatifi gecikme tazminatı yönünden bağlamayan sözleşmeye dayalı olarak davacı davalıdan tazminat isteyemez. Davacı davalıdan birebir daire satın alan kişi değildir, sadece tercihli üyedir, normal üyeler kooperatifin tüm yükünü çekerken tercihli üyeler yükün belirlenen belli bir bölümünü çekerler. Davaya dayanak sözleşmedeki şart hakkında kooperatif ana sözleşmesinde, genel kurullarında ve diğer kararlarında bir hüküm yoktur, böyle bir hüküm olmadan yönetim kurulu üyeleri kooperatifi bağlayıcı iş yapamazlar. Tüm bu nedenlerle sözleşmedeki gecikme tazminatı (cezai şart) davalı kooperatif yönünden geçersiz olduğundan işbu davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
DAVANIN REDDİNE.
Alınması gereken 17,15 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 44,10 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 26,95 TL harcın talep halinde davacıya iadesine.
Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan asgari 1.500.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
Karar kesinleştiğinde dosyamız arasındaki icra dosyasının iadesine.
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy