MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatife 1995 yılında üye olduğunu, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve hatta kendisine borçlu bulunmadığına dair kooperatif tarafından yazı verildiğini, çekilen kur'a sonucu 1 parsel 100 numaralı gayrimenkulün davacıya tahsis edildiğini, kooperatifin borçları nedeniyle taşınmaza bir çok haciz konduğunu, daha sonra taşınmazın, diğer davalı şirkete satıldığını ve tescil yapıldığını, mülkiyetin tahsis ile müvekkiline geçmesi nedeniyle haciz ve tescilin geçerli olmadığını, yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde 125.000 ABD dolarının davalı kooperatif ve yöneticilerinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, kooperatifin borcundan dolayı alacaklı...'ın başlattığı icra takibi kapsamında dava konusu taşınmaza haciz şerhi işlendiğini, tüm işlemler tamamlandıktan sonra satışa girip usulüne uygun olarak taşınmazı satın aldıklarını, davacı adına yapılan tahsisin tapuya şerh verilmediğini, bu nedenle bu durumu bilebilecek durumda olmadıklarını, satış ihalesine iyiniyetli olarak katıldıklarını savunarak, tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının kooperatif üyesi olduğunu, kooperatifin borcundan ötürü kendisine tahsis edilen konutun haczedilip davalı şirkete satıldığını, davacının tazminat talebinde bulunduğu yöneticilerin görevden alındığını, yeni yönetimin üyelerin durumunu düzeltmeye çalıştığını, davacıya tahsis edilen konut satılmışsa da kooperatif bünyesinde tahsissiz binalar olduğunu, bu taşınmazların tahsisi konusunda genel kurulun yetkili bulunduğunu, davacının davasının tahsise yönelik olmadığı için yerinde olmadığı, tazminat talebinin de tahsis işlemleri tamamen bitmediğinden yerinde olmadığını, halen inşaatların devam ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın davacıya tahsisine rağmen, tapu maliki davalı kooperatif olduğundan, cebri satış yoluyla taşınmazı satın alan iyiniyetli davalı şirkete karşı tapu iptali ve tescil talebinin yerinde olmadığı, tahsisli taşınmazın satılması nedeniyle davacının müspet zararını kooperatiften isteyebileceği, ödediği kabul edilen 125.000 ABD dolarının 145.685,00 TL olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak bu miktarın davalı kooperatiften tahsili yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 25.012012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy