MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatiften parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle haksız yere ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraca ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 04.05.2009 tarih, 5 sayılı kararının iptalini ve üyeliğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının usulüne uygun ihtarlara rağmen parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, buna dayalı alınan ihraç kararının yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, usulüne uygun ihtarlara rağmen davacı tarafından parasal yükümlüklerinin yerine getirilmediği, buna dayalı olarak alınan ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) 1163 Sayılı Kooperatif Yasası' nın 27. maddesinde mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların yapılan ihtarlara rağmen 10 günlük ve bir aylık sürelerde borcunu ödemediği takdirde üyelikten çıkarılacağı öngörülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin Dairemizce de benimsenen yerleşik uygulamalarına göre ihtarlarda belirtilen borcun gerçek borcu yansıtması, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir farkın bulunmaması gerekir.
Davacının ihracına esas olan ihtarnamelerde 05.11.2008 tarihi itibariyle birikmiş toplam aidat borcunun 61.600,00 TL olduğu, vade farkının dahil edilmediği aidat borcunun ve kooperatif merkezine başvurarak hesaplanacak vade farkı borcunun ödenmesi ihtar edilmiştir. Mahkemece, dava konusu ihtarnamelerde var olduğu belirtilen vade farkı borcunun miktarı ve dönemi yönünden açıkça, tereddüde yer açmayacak şekilde gösterilmemiş olduğu, bu nedenle bu ihtarnamelerin ihraca dayanak yapılamayacağı hususu gözardı edilerek, kabule göre de ihtarnamelerdeki borcun gerçek borcu yansıtıp yansıtmadığı bilirkişi incelemesi ile belirlenmeden yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2) Bozma nedenine göre davacı vekilin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görümemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No'lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) No'lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarınin incelenmesine yer olmadığına, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.