MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR:
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin emlakçı olan davalılardan ... aracılığıyla davalılardan ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin yüklenici firmasının temsilcisi olan diğer davalı ...’dan aralarında akdettikleri daire satış protokolü ile bir daire satın aldığını, bunun için davalı ...’e ödeme yaptığını ancak dairenin kooperatif üyesi dava dışı başka bir şahsa ait olduğunu ve tapusunun bulunmadığını öğrendiğini, davalı kooperatife başvurmasına rağmen gereğinin yapılmadığını ileri sürerek davalı kooperatife üyelik kaydının yapılmasına, bunun mümkün olmaması durumunda ödediği miktarın, masrafların ve müspet zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin diğer davalı kooperatifin inşaatlarını yapan yüklenici firmanın temsilcisi olduğunu, kooperatif tarafından verilen yetkiye dayanılarak davaya konu dairenin davacıya satıldığını, sorumluluğun davalı kooperatifte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı kooperatif vekili, davacının kooperatif üyeliğine kabulü ile ilgili bir kararın ve davacının kooperatife yaptığı bir ödemenin bulunmadığını ve yüklenici firmaya verilen yetkinin kaldırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., kendisinin emlakçı olarak davacı ile davalılardan ... arasında aracılık ettiğini, bu kapsamda davacıdan komisyon aldığını ve kendisinin bir sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafın tüketici olan davacıya ve davalı kooperatife ait olduğu, konutların Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3. maddesinin “c” bendi kapsamında bulunduğundan davaya bakmak görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti, bu talep kabul edilmez ise yapılan ödemelerle masrafların ve müspet zararın tahsili istemine ilişkindir.
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde "Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satım, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 1.maddesi ise, “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.” hükmünü haiz olup, bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, dava ortaklık iddiasını içerir biçimde açılmış olup, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, kapsamı ve 1163 sayılı yasanın 99 ncu maddesi hükmü nazara alındığında, mahkemenin kabulünün aksine, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Yasa kapsamında kalmadığı, çekişmenin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uygulamasından kaynaklandığı kuşkusuzdur.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava dilekçesindeki istem ve dava değeri de nazara alınarak davaya bakmaya görevli olan mahkemece, işin esasına girilip yargılamanın sonuçlandırılması gerekirken, uyuşmazlığın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.