MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının Yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalı hakkında ödenmeyen aidat alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip miktarının 3.385,00 TL asıl alacak ve 7.723,00 TL faiz olmak üzere toplam 11.108,00 TL olduğunu, takip miktarına göre dava tarihi itibari ile Sulh Hukuk Mahkemesi' nin görevsiz olduğunu, müvekkiline önceden borcunun ne kadar olduğu hususunda herhangi bir bildirim ve ihtarın gönderilmediğini, bildirim yapılmadan takip yapılamayacağını, bu sebeple borçlarının olmadığını düşünerek itiraz ettiklerini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, talep edilen %20 faiz oranının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacının davalıdan 3.385.00 TL aidat alacağının bulunduğunun sabit olduğu, ancak Borçlar Kanunu' nun genel hükümlerine göre faiz oranının taraflarca sözleşme ile kararlaştırılması veya bu hususta bir tarafa yetki verilmesi gerektiği, genel kurulun tek taraflı olarak faiz belirleme yetkisinin olmadığı gerekçesi ile 3.385,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, faize yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece kooperatif genel kurulunun tek taraflı faiz belirleme yetkisinin olmadığı gerekçesi ile faiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Genel kurul kararları sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Mahkemece takip konusu yapılan dönemler ile bu dönemler bakımından geçerli olan genel kurul kararlarında kararlaştırılan faiz oranları dikkate alınarak, davalının işlemiş faiz borcu belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı yazılı gerekçe ile takip tarihine kadar işlemiş ve takipten sonra işleyecek faize yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; a) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelemesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2 a) bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2 b) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy