MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat, şerefiye ve bunlara ait faiz alacağının tahsili amacıyla girişilen takibin, borca haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine yapılan takipte, talep edilen borca ilişkin açıklama olmadığını, aidatların hangi aylara ilişkin olduğunun, şerefiye borcunun kaynağının ve bunlara hangi tarihte faiz tahakkuk ettirildiğinin belli olmadığını, ödenmeyen alacaklara % 10 oranında faiz yürütüleceğine dair genel kurul kararı olmadığını ve bu sebeple ancak yasal faiz talep edilebileceğini, müvekkilinin kooperatife ait banka hesabına yaptığı ödemelerin kooperatifçe geç ödenen aidatların faiz borcuna mahsup edildiğini, kooperatifçe birleşik faiz uygulaması yapıldığını, bazı ortakların faiz borcu silinerek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, kooperatifin haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacının inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emekli üyelerin üç ayda bir aidat ödemelerine ilişkin genel kurul kararının 11.06.2000 tarihli olduğu iki üyeden istenen faizin geriye dönük iptal edildiği ve bir üye Mayıs 1998 aidatını ödememesine rağmen faiz tahakkuk ettirilmediği, davalı ödemelerinin ise önce faize mahsup edilmesinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, geciken ödemeleri nedeniyle davalıdan da faiz talep edilemeyeceği veya geciken ödemelerin faiz için değil anapara borcu için yapıldığının kabulü gerektiği, bu şekilde yapılan hesaplamaya göre davalının borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ortak aleyhine, davacı kooperatifçe girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23.maddesine göre ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dairesinde hak ve vecibelerde eşittirler. Yasada düzenlenen bu kural, aynı durumda olan ortaklar arasındaki eşitlik olarak anlaşılmalıdır. Ancak bir üye hakkında genel kurul kararına aykırı olarak, bir ay için aidatını ödememesine rağmen borcuna faiz tahakkuk ettirilmemesi aynı uygulamanın davacı hakkında da uygulanmasını gerektirmez. Eşitlik ilkesine aykırı kabul edilemeyecek derecede olan genel kurul kararına aykırı yapılan hatalı bir uygulama, ancak yönetim kurulunun sorumluluğunu gerektirebilir.
Öte yandan, BK.’nun 84 ncü maddesi hükmüne göre, faiz ve masrafları ödemede geciken borçlunun, yaptığı kısmi ödeme alacaklı tarafından öncelikle faize mahsup edilebilir. Bu ilke, aksi yönde bir genel kurul kararı alınmadıkça veya davalı kooperatifte aksi yönde bir uygulama bulunmadıkça, kooperatif alacaklarında da uygulanır. Mahkemece, işin esasına girilerek BK 84 maddesinin uygulanması konusunda aksi yönde bir genel kurul kararı veya kooperatifte aksi yönde bir uygulama bulunup bulunmadığı konusunda kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bir karar vermek gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy