MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatif yönetim kurulunun 06.10.1998 tarih 111 nolu kararıyla, müvekkilinin üyeliğe kabulüne, inşaat bitimine kadar aidatların peşin alınmasına ve davacının kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, 05.12.1997 tarihli çekiliş tutanağına göre D-1 Blok 23 numaralı dairenin müvekkiline tahsis edildiğini, 03.08.2003 tarihli genel kurulda yükümlülüklerini yerine getirenlere borcu yoktur belgesi verilmesini, açtıkları tapu iptal tescil davalarının kabul edilmesine karar verildiğini, kooperatifin kendi kusuruyla borçlandığını, müvekkiline tahsis edilen taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin bağımsız bölümün borcunu peşin olarak ödediğini, ancak kendisine borç çıkarılarak tapu verilmek istenmediğini ileri sürerek, dava konusu 127 ada 1 parsel üzerinde bulunan B2 12/23 numaralı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tescilini, tahsis tarihinden sonra, kooperatif borçlarından dolayı tapu kaydına konulan haciz ve sınırlamaların kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu dairenin davacıya peşin satışına dair kooperatif genel kurul kararı bulunmadığı, 1163 sayılı yasanın 42/6 maddesi gereğince genel kurul kararı olmaksızın peşin ödemeyle ortak alınması olanağının bulunmadığı, davacının diğer üyeler kadar ödeme yapmadığı ve kooperatife halen borçlu olduğu bu nedenle davalı taşınmazın tescilini isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 4.40 TL harcın temyiz eden taraftan alınmasına, 12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy