(818 S. K. m. 105)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacıyla davalının 25.9.1995 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davalı kooperatifin edimlerini tam olarak yerine getirmemesi sebebiyle Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/633 esas numaralı dosyasında açtıkları gecikme tazminatı ve eksik işler bedeli davasında. 7.336,61 TL alacaklarının ödenmesine dair verilen kararın kesinleştiğini, ancak bu miktarın zararlarını karşılamadığını ileri sürerek, munzam zarar ve kira kaybı karşılığı olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı kooperatiften tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif, davacının mahkeme kararıyla kesinleşen alacağını ödediklerini, iskan ruhsatlarını da aldıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece: iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kira tazminatı talebinin yerinde olmadığı, davacının 17.423,58 TL munzam zararının oluştuğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 6.000,00 TL'nin davalı kooperatiften tahsiline, fazla hakların saklı tutulmasına, kira kaybı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
B.K.nun 105. maddesi uyarınca, alacaklının uğradığı zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça bu zararı ödemekle mükelleftir. Açıklanan yasa hükmünden de anlaşıldığı gibi, davacının munzam zarar isteyebilmesi için. öncelikle tahsil ettiği faizden daha fazla zarara uğradığını ve bu zararla davalının eylemleri arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, somut delillerle kanıtlaması gerekir.
Bu durumda, belirtilen esaslar çerçevesinde davacıya delilleri sorularak, toplanacak kanıtlar değerlendirilip, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle bir hükme varılması gerekirken, farazi zarar hesabı yapan bilirkişi raporuna itibar edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bent gereğince davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde davalıya iadesine, davacıdan fazla alınan harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy