MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifle 27.04.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, buna göre davacıya ait iki adet villanın 15.03.2005 ve 31.12.2005 tarihlerinde teslim edileceğinin, gecikme halinde günlük 100 Euro cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, villalar teslim edilmeyince tespit yaptırıldığını, tespitte villaların eksik olduğunun saptandığını, bilahare villaların eksikleriyle 08.05.2007 tarihinde teslim alındığını ileri sürerek, gecikme tazminatı olarak şimdilik 4000 Euro'nun en yüksek döviz faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda; davacıya ait bağımsız bölümlerin süresinde teslim edilmediği, davacının toplam 109.100 Euro talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, 4000 Euro'nun davadan itibaren, kalan 105.100 Euro'nın ise ıslah tarihi olan 25.11.2008'den itibaren yıllık faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen karar davalının temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 01.02.2011 tarihli bozma ilamı ile, davalı kooperatifin tacir olmadığı, bu nedenle de BK'nın 161/son maddesi kapsamında cezai şartın tenkisinin mahkemece düşünülmemesi yönünden bozulmuş, bu kez mahkemece, bozmaya uyularak verilen ikinci kararla cezai şarttan %25 oranında indirim yapılmış, toplam 31.825 Euro'dan 4000 Euro'nun 04.06.2007 tarihinden, 77.825 Euro'nun 25.11.2008'den itibaren döviz faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve özellikle hükmedilen yabancı para alacağına 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faiz yürütüleceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy