MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili,müvekkilinin davalı kooperatifin 466 ve 467 numaralı ortağı olduğunu, 18.06.2011 tarihli genel kurulun 9 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı ve buna yönelik itirazları ortakların isim yahut unvanları okunmaksızın bir bütün halinde onaya sunduğunu, genel kurulun ortaklıktan çıkarma kararlarını oy çokluğu ile onadığını, itirazların reddedildiğini, gerek yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararının gerekse genel kurulun itirazın reddi ve ortaklıktan çıkarma kararının onanması kararının usule yasaya ve anasözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, yönetim kurulunun anasözleşmede belirtilen hususlardan hangisinin nasıl ihlal edildiğini, davacı ortağı anasözleşme şartlarına riayete ne suretle davet ettiğini açıklamaksızın müvekkilini ortaklıktan çıkardığını, müvekkil şirket yetkilisinin yokluğunda alınan bu kararın müvekkili şirkete usule uygun bir şekilde de tebliğ edilmediğini ileri sürerek, yönetim kurulu tarafından alınan ve genel kurulca 18.06.2011 tarihinde kabul edilen ortaklıktan çıkarma kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesince dava açma hakkı bulunmadığını, ayrıca ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin davacı ortağa tebliğ edilmediği, birinci ve ikinci ihtarnamelerde gösterilen borç miktarları farklı olup, farkın nedeninin açıklanmadığı, muaccel olmayan borcun dayandığı ihtarnameye dayalı olarak ihraç kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy