MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 02.08.2000 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeye konu arsanın altmışüç paydaşından birisi olduğunu, sözleşme kapsamında davalıya bir dairenin tahsis edildiğini, buna rağmen davalı tarafça diğer paydaşların da muvafakatlerini almak suretiyle arsanın halen müvekkiline devredilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin iptali ile feshine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde sözleşmenin yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede diğer paydaşların muvafakatlerini alınması şeklinde bir şartın bulunmadığını, sözleşmenin feshi veya iptalini gerekiren sebeplerinin bulunmadığını, müvekkilinin hiç bir kusuru olmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmeye konu parselin sözleşmenin yapıldığı tarihte ve halen birçok paydaş adına kayıtlı olduğu, davalının sözleşmeye rağmen payını davacı kooperatife devretmediği, bu tip sözleşmelerin geçerli olabilmesi için tüm tapu maliklerinin sözleşmede yer alması gerektiği geçerli hale gelebilmesi için diğer paydaşlarla da aynı konuda sözleşme yapılması gerektiği, diğer paydaşlarla da yapılan sözleşme ya da sözleşmelerin sunulmadığı,geçersiz olan işbu sözleşmenin feshine karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 02.08.2000 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle keşif sırasında dava konusu taşınmazın boş olduğunun ve herhangi bir inşaat yapılmadığının tespit edilmesine ve diğer paydaşların davacı kooperatif ile sözleşme yaptıklarına ilişkin bir iddia ve savunma bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.