MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalının kooperatif üyesi olduğunu, ödenmeyen aidat borçları nedeniyle icra takibine başlandığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile % 40 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, 08.12.2009 tarihli ihtarname ile üyelikten istifa ettiğini, davacı kooperatifin, istifasını kabul etmediğini, üyeliğini 31.10.2008 tarihinde devrettiğini, istifanın kabule bağlı olmadığını, takip konusu alacağın istifadan sonraki döneme ait olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının göndermiş olduğu ihtarın, aidatların istenmesinden sonra gönderildiği, kendisine isabet eden daireyi aldığı ve üçüncü kişiye sattığı ve fakat kooperatif hizmetlerinden faydalandığı, daire satışının üyelik devri anlamına gelmeyeceği, davacının istifasının aidatlardan kurtulma amacına yönelik olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına, birleşen davanın 2.000,00 TL asıl alacak ile 270,00 TL faiz yönünden kabulüne, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle takip konusu alacağın, 07.11.2009 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesi ile SSK borçlarının ödenmesi için taksitlendirilmesi kararına dayanan ödeme olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, kooperatif alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesine göre, anasözleşmeye uygun olarak yapılan isteğine rağmen istifası kabul edilmeyen ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Ortağın istifa bildirimi, yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Anılan 13 üncü maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimini yaratmakla beraber, noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin
kabulünün gerekli olmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtası ile kooperatife duyurması, ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.
Somut olayda, davacının, 08.12.2009 tarihli istifasına ilişkin ihtarnamesi 16.01.2010 tarihinde kooperatife tebliğ edilmiştir. Tebliğ tarihinden itibaren istifa gerçekleşir. Birleşen 2011/500 esas sayılı dosya kapsamında, takibe esas olan alacağın dayanağı aidat istemi olup, davalının, istifa tarihinden sonraki döneme ilişkin olan bu borçtan sorumlu tutulamayacağı hususu gözardı edilerek birleşen dosya yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy