(1163 S. K. m. 16, 17)
Dava: Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, kooperatif yönetim kurulu kararıyla kooperatiften ihraç edildiğini, ihraç kararına itiraz edilmesi üzerine 22.01.2011 tarihli genel kurul toplantısında ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının oy birliği ile kabul edildiğini, ihraç kararının Kooperatifler Kanunu'na ve anasözleşmeye aykırı oluğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptali ile müvekkilinin davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatife karşı mali yükümlüklerini yerine getirmediğini, ihraç işleminin usule uygun olduğunu, davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin davasının ise ayrı bir dava halinde açılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya gönderilen birinci ve ikinci ihtarnamelerde belirtilen meblağların gerçek borç miktarına uygun olmadığı, ayrıca ihtarnamelerde anapara ve faiz miktarının dayanaklarının açıklanmadığı gerekçesiyle, ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hukuksal nedenine dayalı üyelikten ihraç kararının iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının ihracına yönelik alınan kararın iptaline karar verilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesiyle, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini de talep etmiş olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının davalıya olan borç miktarının tespit edildiği de dikkate alınmak suretiyle, davacıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin harcını yatırması için önel verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy