MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin 2004 yılında Halkbankası ... şubesinden kredi kullandığını, krediye karşılık borçlusu ...ve arkadaşları, kefili davalı kooperatif olan bononun tanzim edildiğini, davacının kredi borçlarının tamamını ödediğini ancak davalının elindeki bononun iade edilmediğini ileri sürerek, bedelsiz kalan bononun iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bono bedelinin davacı tarafından ödenmediğini ve bu nedenle kooperatif hesabından bedelinin çekildiğini, davacının kooperatif çalışanına ödeme yapmasının usulüne uygun bir ödeme olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bonoya dayalı kredi borcunu davalı kooperatif çalışanı ...'e ödediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair kararı davalının temyizi üzerine Dairemizin 22.07.2011 tarih 2011/323 esas, 2011 /179 karar sayılı ilamı ile, davacının senet bedelini yetkili olmayan kooperatif çalışanına ödemesinin usulüne uygun bir ödeme olmadığı, davanın dayanağı ve mahiyet itibarıyla tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamı ve toplanan delillere göre subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.