(2004 S. K. m. 142) (6100 S. K. m. 119) (6183 S. K. m. 35) (213 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Şikayetçi vekili, şikayet olunanın hem şahsi mükellefiyeti hem de dava dışı (A.) Gıda Ltd. Şti.'nin %10 hissesine sahip şirket müdürü olması nedeniyle müvekkil kuruma vergi borcu bulunduğunu, şikayet olunana ait taşınmazların satışından sonra (A.) 1. icra Müdürlüğünün 2012/2691 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde, şikayet olunanın kendi mükellefiyetinden kaynaklanan vergi alacaklarına yer verildiği halde, (A.) Gıda Ltd. Şti. isimli şirketin vergi borcundan kaynaklanan kurum alacağına, şirket borçlarından şirket müdürünün şahsi malvarlığı ile sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle yer verilmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile şikayet olunanın %10 hissesine isabet eden 5.576,00 TL alacağın da ilaveten müvekkile intikal etmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Şikayet olunan, şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın alacağın miktarına ilişkin olduğu, İİK'nın 142/3. maddesine göre, sıra cetveline alınan alacağın miktarına ilişkin olarak dava açılmış olduğundan bu hususta yargılama yapma görevinin genel mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Dava, haciz sıra cetveline şikayete ilişkindir.
Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek, sıra cetveline itiraz, alacağın esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK'nın mad.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK'nın mad.142/son) ileri sürülmelidir. Somut olayda, şikayetçi Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili tarafından, limited şirket müdürü olan borçlunun şirketin vergi borcundan dolayı sıra cetveline şirket borçlarından şirket müdürünün şahsi malvarlığı ile sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle alınmayan tutarın sıra cetvelindeki alacağına ilavesi ile sıra cetveline alınması istenmiştir. Vergi Dairesinin alacağının esası ve miktarı uyuşmazlık konusu olmayıp 6183 sayılı Yasa'nın 10, 35 ve mükerrer 35. maddeleri ile Vergi Usul Kanununun 10. maddesinin nazara alınmaması şikayete konu yapıldığından ve bu iddia takip hukuki kurallarına ve sıra cetvelindeki hesaplamaya ilişkin olduğundan İİK'nın 142/son maddesi uyarınca icra mahkemesi görevlidir. Limited şirket ortak ve yöneticilerinin kamu borçlarından sorumluluğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 35 ve mükerrer 35. maddeleri ile VUK'nın 10. maddelerinde düzenlenmiştir. Şikayetçi vergi dairesinin, borçlu şirketin ortak ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidebilmesi için, borçlu şirket hakkında takip yapmış olması, şirketin aciz halinde olması ve alacağın şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının belirlenmesi ve bundan sonra, şirket ortak ve yöneticileri hakkında 6183 sayılı Yasanın 54. maddesi uyarınca takip yapılarak, ortak veya yöneticilerin malvarlığına haciz uygulaması gerekir.
Öte yandan, İİK'nın 142/1. hükmüne göre, cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise sıraya dair şikayetlerin icra mahkemesine yapılacağı öngörülmüştür. Anılan hükümde yer alan alakadarlar ifadesi, kural olarak, şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade eder. Şikayet, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılar da yargılamaya dahil edilmeli, onlar hakkında da hüküm kurulmalıdır. Şikayette hasım gösterilmemesi ya da eksik veya yanlış kişiye husumet tevcih edilmesi talebin reddini gerektirmez. Bu durumda mahkemece şikayetçiye sıra cetvelinde kendisinden önce gelen alacaklılara husumet tevcihi yönünde HMK'nın 119/2, maddesi uyarınca kesin süre verilip bu alacaklılara da şikayet dilekçesi tebliğ edilerek uyuşmazlığın incelenmesi gerekir.
Somut olayda, icra mahkemesince, dava sonunda hukuki durumları etkilenecek olan sıra cetvelinin ikinci ve üçüncü sırasında bulunan alacaklılar yönünden husumet tamamlandıktan sonra vergi dairesinin alacağının, 6183 sayılı Yasa'nın 10, 35 ve mükerrer 35. maddeleri ile Vergi Usul Kanununun 10. maddesindeki koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 25.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy