(1086 S. K. m. 17) (6100 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortağıyken, ortaklıktan ayrıldığını, kooperatiften huzur hakkı alacağı ile birlikte ödemiş olduğu aidatlar nedeniyle alacaklı bulunduğunu ileri sürerek, toplam 12.410,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortaklıktan ihraç edildiği, çıkma payı alacağının tespitinde genel gider payının düşülmesi gerektiği, yeni ortak alımının buna engel teşkil etmediği, huzur hakkı ile çıkma payı alacağının toplam 11.610,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kooperatiften ayrılan davacının çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Kooperatif ortaklığından çıkan ya da çıkarılan kişinin, kooperatifler hukukunu ilgilendiren çıkma payı ve huzur hakkı alacağının tahsili için açılan bu tür davaların, HUMK'nun 17. (6100 sayılı HMK 14/2) maddesi gereğince kooperatifin ikametgahı addolunan mahal mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olup, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. TMK'nun 51. maddesine göre hükmi şahsın ikametgahı, anasözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça muamelelerinin yürütüldüğü yerdir. Dosyada bulunan Ticaret Sicil Memurluğu yazısından davacı kooperatifin merkezinin, Ankara olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davacı kooperatifin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy