(6100 S. K. m. 114, 115) (4857 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait bina ve işyerlerinin temizlik işlerinin gördürülmesi için yapılan ihaleler sonucunda davalı şirketlerle sözleşmeler imzalandığını, dava dışı işçi A. N. G.'in müvekkiline bağlı işyerlerinde aralıksız çalıştığından bahisle işçi hak ve alacaklarının tahsili istemine dair Adana 3. İş Mahkemesi'nin 2006/306 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kabulüne karar verildiğini, yapılan icra takibi neticesinde hükmedilen alacağın müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek, 22.608,41 TL'nin dava dışı işçinin çalıştırdıkları sürelerle orantılı olarak davalılardan yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı C... Tem. İnş . Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ihtilafın çözüm yerinin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, istem halinde dosyanın Adana İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen işçilik alacaklarının aralarındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı işçinin davacı asıl işveren ile son alt işveren davalılar aleyhine açtığı işçilik alacaklarının tahsili davası sonucu hüküm altına alınan miktarlar davacı asıl işveren tarafından ödenmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2/b bendinde " Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Davacı asıl işveren anılan madde hükmüne dayalı sorumluluğu sebebiyle dava dışı işçiye tazminat ödemiş ise de, davacının bu tazminattan sorumluluğu, anılan yasa maddesine göre işçilere karşı olan bir sorumluluk olup, taşeronla asıl işveren arasındaki birbirlerine karşı olan sorumluluğu içermeyen anılan düzenlemenin davaya konu olaya uygulanması mümkün değildir. Bu bakımdan mahkemece, uyuşmazlığın davacıyla davalı şirketler arasındaki temizlik hizmet alım sözleşmeleri hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği ve mahkemenin görevli olduğu gözönünde bulundurularak, uyuşmazlığın esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre; H.M.K.nın 115/2. maddesi uyarınca, mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan H.M.K.nın 114/1-c ve madde hükmü uyarınca göreve dair dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın anılan 115/2. madde hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan 1086 Sayılı H.U.M.K.nın dava şartı öngörmeyen göreve dair 7. ve 27. madde hükümlerine uygun olarak gerekçede ve hüküm fıkrasında" dava dilekçesinin görev yönünden reddine" ibarelerine yer verilerek, yazılı şekilden hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.01.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy