MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde dava dışı ...'ın kullanacağı kredinin teminatı olarak davalı kooperatif lehine 4.000,00 TL bedelli üst sınır ipoteği tesis edildiğini, müvekkilinin ipotek bedelinden sorumlu olmasına rağmen borcun kaynağı beriltilmeksinin 18.571,19 TL alacağın tahsili için müvekkili ile asıl borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, yapılan ödemeler nedeniyle asıl borçlunun da davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 18.571,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, müvekkilince borçlu Erdal Yıldız'a kullandırılan kredi için ipotek verildiğini, kullandırılan kredinin süresinde ödenmemesi nedeniyle, bankaca müvekkilinin hesaplarından kredi borcunun alındığını, yapılan yapılandırmalara rağmen alacağın borçlu ve kefillerden tahsil edilmemesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemiz'ce, bozulması sonrası, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi heyeti raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı borçlunun ... İcra Müdürlüğü' nün 2008/676 takip sayılı takip dosyasındaki borcun 10.511,19 TL'lik kısmı için borçlu olmadığının tespitine, bakiye borç için takibin devamına, diğer taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, davalı kooperatifin dava dışı ortağının kullandığı kredinin teminatı olarak verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan ipotek belgesi incelendiğinde taşınmaz maliki davacının borçtan sorumlu olmadığı, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, teminatın 4.000 TL olduğu sabittir. Üst sınır ipoteğinde borç neye baliğ olursa olsun, taşınmaz; ancak teminat altına alınan miktarla sorumludur. Taşınmaz maliki 3. kişi olup borçtan da asaleten veya kefaleten sorumlu olmadığına göre M.K 887 maddesi uyarınca taşınmaz malikine gönderilen ihtarın muacceliyet ihtarı olduğu kabul edilip bu tarihten itibaren alacağa faiz yürütülmesi ve taşınmaz malikinin ve taşınmazın bu faizden sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
2-Ayrıca mahkemece kararda harç masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy