MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00 TL’dir.
Dava dilekçesinde, 2.039,71 TL yönünden itirazın iptali istenilmiş, mahkemece, 1.097,24 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarına gelince,
Temyiz kesinlik sınırının altında kalmış olan temyiz istemine katılma yolu ile temyiz de mümkün değildir. Bu itibarla, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, 28.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy