MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin 1994 yılından itibaren üyesi olduğunu, davacıların kooperatif üyeliğinden çıkarıldıklarına ilişkin karar bulunmamasına rağmen kur'a çekimine çağrılmamaları üzerine yaptıkları araştırmada aidat ödemedikleri gerekçesi ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldıklarının bildirildiğini ileri sürerek, çıkarma kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, çıkarma kararının davacıya tebliğ edildiğini ve kararın yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve delil durumuna göre; Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde 2. ihtarnamede yer alan ödeme süresinin bir ay olacağının düzenlendiği, davacıya gönderilen ikinci ihtarnamede önceki ihtarnameden farklı alacak tutarının yer aldığı ve bu farkın usülünce açıklanmadığı, ayrıca ikinci ihtarnamede ödeme süresinin bir ay değil yasaya aykırı olarak 30 gün olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali talebine ilişkin olup; davacının, davalı kooperatif yönetim kurulunun 29.05.2006 tarih ve 87 no'lu kararıyle ihraç edildiği, ancak ihraç işleminin usülüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının 1994 yılında üyeliğe kabul edildiği, 2006 yılında ise ihraç edildiği sabit olmasına rağmen, 2005 tarihine kadar kooperatifle bağlantısını sürdürüp sürdürmediği, diğer bir deyişle üyelik ilişkisini devam ettirip ettirmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişiye kooperatif defter ve kayıtları ile ilgili banka hesapları, genel kurul tutanakları ve hazirûn cetvelleri üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının kooperatifle bağlantısını sürdürüp sürdürmediği, davacının ödeme yapıp yapmadığı, toplantılara katılıp katılmadığı hususlarını bütüncül olarak değerlendiren açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınıp, bu raporun Medeni Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.