MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 10.03.2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına çağrının usülüne uygun yapılmadığını, ... kontrolörleri tarafından hazırlanan raporda sorumlu tutulan üyelerin bir kısmının genel kurulca ibra edilmesine karşın divan başkanının baskı ve yönlendirmesiyle birlikte kendilerinin ibra edilmediklerini, bu duruma itiraz etmelerine rağmen itirazlarının tutanaklara geçmediğini, bakanlık temsilcisinin ise uyarıda bulunmak hariç başkaca bir işlem yapmadığını ileri sürerek, 10.03.2012 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, kooperatifi zarara uğrattığı tespit edilen yönetim kurulu üyelerinin zararı oluşturan fiilin işlendiği zaman aralığı itibariyle imza yetkisi bulunmayan kimseleri ibra ettiklerini, o dönem itibariyle imza yetkisi bulunan kimseleri ise ibra etmediklerini ve genel kurulun tamamen usül ve yasalara uygun toplanarak karar aldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; oylamaların ve genel kurul toplantısının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı ve davalı tanıklarının beyanlarının iddiayı ispatlamaya yeterli olmadığı ve genel kurul kararlarının iptalini gerektirecek bir olguya da rastlanmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kooperatif yönetim kurulu üye ve başkanı olan davacılar hakkında 10.03.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan “İbra edilmeme” kararının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibraları ayrı ayrı oylanmış ve diğer yönetim kurulu üyeleri ibra edilmesine rağmen davacılar ibra edilmemiştir.
Davacıların, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava edebilmeleri mümkün değildir. Zira yönetim kurulu üyeleri sorumlu olmadıkları iddiasına dayanmaktadırlar ve bu husus genel kurul kararlarının iptali davasında değil, kooperatifin açacağı sorumluluk davası veya bu yola uzun bir zaman
zarfında gidilmediği takdirde daha sonra ibra edilmeyenlerin açacağı hükmen ibra davasında karara bağlanmalıdır. Somut olayda ise, 10.03.2012 tarihinde talebe konu karar alınmış, eldeki dava ise 04.04.2012 tarihinde alınmıştır. Bu durumda, iki tarih arasındaki süre de dikkate alınarak davacıların eldeki davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy