MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
-KARAR-
Davacı vekili, davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, aidat borçlarını zamanında ödemediği için hakkında genel kurul kararı gereği 1.645,00 TL gecikme cezası belirlendiğini ve bu cezanın tahsili için icra takibi başlatıklarını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davacının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olduğunu savunarak, reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kooperatifin alacağını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00 TL’dir.
Somut olayda, dava dilekçesinde, 1.645,00 TL'lık miktar yönünden itirazın iptali talep edilmiş olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. İstemin reddedilen kısmı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalması nedeniyle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy