...
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının davacı kooperatifte B-3, B-20 ve A-16 No.lu bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, davalının taşınmazlarında oturan kiracıların aidatların bir kısmını ödemediklerinden bahisle .... 28. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1153 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptali ile asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazda hissesine karşılık 3 adet bağımsız bölümün maliki olduğu, taşınmazlarda kullanımının bulunması ve hizmetlerden yararlanması sebebiyle ortak giderlerden de sorumlu olması gerektiği, taşınmazda kat mülkiyeti veya kat irtfakı kurulmadığından müşterek mülkiyet esasına göre payı oranında bu giderlere katlanması gerektiği, yönetim kurulu kararlarına göre belirlenen giderlerin keşfen belirlenen harcamalarla uyumlu olduğu ve 2007 yılı öncesi borç durumunun tespit edilemediğinden bahisle bilirkişi raporuna göre belirlenen 8.380 TL’nin davalıdan tahsili ile davalının 2007 yılındaki toplantıya katılmasının sonraki dönem borçları açısından temerrüt oluşturmayacağı gerekçesiyle takip tarihinden itibaren faiz hesaplanmasına ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece gerekçeli kararda “faizin takipten itibaren başlatılmasına” karar verilmişse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
.../...
S.2.
SONUÇ: Yukarda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün “1” numaralı bendinde yer alan "faizin takipten itibaren başlatılmasına" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 oranında faiz uygulanmasına” ibaresinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy